volume stringclasses 4
values | page int64 1 759 | text stringlengths 0 71.2k |
|---|---|---|
i | 201 | SÖYLEV
185
Tel
Sivas, 12.9.1919
Çok ivedidir.
Malatya'da On Beşinci Alay Komutanlığına
Y: 12.9.1919
1 — Kim olursa olsun, belgesiz bir yabancı subayın Osmanlı ülkesinde işi yoktur. Kendisine incelike fakat askerce, kesinlikle durumu bildirip geldiği yere hemen dönmesi gerektiğini söyleyiniz. Ülkeden çıkıncaya değin de ... |
i | 202 | 186
NUTUK
Bu mülâhazaya binaen; Eylülün on birinci günü, padişaha hitaben bir telgrafname hazırlandı; bu telgrafnamede tahmin buyuracağınız veçhile zamanın icabı olan birçok surî elfaz içinde «hükûmetin bil-muharebe Kongreyi basmak suretiyle beynelislâm sefk-i dimaya tasaddi ettiğinden, Kürdistan’ı ayaklandırmak sureti... |
i | 203 | SÖYLEV
187
birinci günü, Padişaha çekilmek üzere bir telyazısı hazırlandı. Bu telde, kestirebileceğiniz gibi, zamanın gereği olan birçok gösterişli sözler içinde : Hükümetin savaş yoluyla Kongreyi basarak Müslümanlar arasında kan dökmeye kalkıştığı ve Kürdistan'ı ayaklandırarak yurdu parçalatma planının da para karşılı... |
i | 204 | 188
NUTUK
«Sadrazam Paşaya yazılan ifade telefonla söylenildi. Alınan cevapta: Telgrafname mündercatı Sadrazam Paşa Hazretlerine arzolundu. Vukubulacak maruzatları usulü dairesinde telgrafla arzolunmalıdır. Telgrafnameler de usulü dairesinde takdim edilir, buyurduklarını müdür bey söylüyor Efendim» (Ves. 83).
Bunun üze... |
i | 205 | SÖYLEV
189
"Sadrazam Paşaya yazılanlar telefonla söylenildi. Alınan karşılıkta: Telyazısında bildirilenler, Sadrazam Paşa Hazretlerinin bilgilerine sunuldu. Bildirilmek istenilen şeyler, yöntemine göre telle bildirilmelidir. Telyazıları da yöntemine göre Padişaha sunulur, buyurduklarını Müdür Bey söylüyor efendim." (be... |
i | 206 | 190
NUTUK
Bu talimata mümanaat edecek telgraf memurları mahallerinde derhal Divan-ı Harbe verilerek haklarında en ağır ceza tatbik olunacaktır. İşbu tebligatın infazı 20 nci, 15 inci, 13 ve 3 üncü Kolordu kumandanlıklarından rica edilmiştir. Vusu-lünün iş'ar buyurulması.
Sivas'ta Umumt Kongre Heyeti
Bu telgraf muhteviy... |
i | 207 | SÖYLEV
191
Bu yönergeye engel olacak telgraf görevlileri, bulundukları yerde hemen askeri mahkemeye verilerek en ağır cezaya çarptırılacaklardır. İşbu bildirimin yerine getirilmesi 20 nci, 15 inci, 13 üncü ve 3 üncü Kolordu komutanlıklarından rica edilmiştir. Alındığının bildirilmesi.
Sivas'ta Genel Kongre Kurulu
Bu te... |
i | 208 | 192
NUTUK
bir mesele hakkında arz-1 malûmat edeyim; malûm-1 âlileridir ki, Ferit Paşa hükûmeti meb'usan intihabı için sureta bir emir vermişti. Fakat içinde bulunduğumuz tarihe kadar, yani Anadolu'nun İstanbul'la kat'ı irtibat ettiği 12 Eylül gününe kadar, bu emir tatbik olunmamıştı. Son vaziyet üzerine en mühim mesele... |
i | 209 | SÖYLEV
193
üzerinde bilgi sunayım. Bildiğiniz gibi Ferit Paşa Hükümeti, milletvekilleri seçimi için sözde bir buyruk vermişti. Ama, içinde bulunduğumuz güne değin, yani Anadolu'nun İstanbul'a bağlantı- yı kestiği 12 Eylül gününe değin, bu buyruk uygulanmamıştı. Son durum üzerine en önemli işin milletvekilleri seçimini ... |
i | 210 | 194
NUTUK
Işbu kararı mıntıkanızdaki bilcümle Belediye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine tebliğ ve icabının sürat-i ifasına muavenet buyurmanız rica olunur.
Heyet-i Temsiliye
Memleketi
meresik bırakmamak için
Ferit Paşa hükûmeti taannüdünde devam ediyordu. Malûm olduğu veçhile düşünceye kadar devam etti. Memleketi günle... |
i | 211 | SÖYLEV
195
Bu kararın, bölgemizdeki bütün belediyelere ve Müdafaai Hukuk cemiyetlerine bildirilmesine ve gereğinin tez elden yapılmasına yardım buyurmanız rica olunur.
Heyeti Temsiliye
Ferit Paşa Hükümeti direnmesini sürdürüyordu. Bilindiği üzere, devrilinceye değin de sürdürdü. Ülkeyi günlerce başsız bırakmak kuşkusuz... |
i | 212 | 196
NUTUK
Yapilan itiraz ve tenkitler
Efendiler, bu son arzettiğim tebligatımız üzerine, kısmen hafif ve fakat kısmen de oldukça şedit itirazlara, mukavemetlere ve hatta mukabil teşebbüslere ve tehditlere maruz kaldık. İtirazat ve tenkidat, yalnız son tebliğimiz ahkâmına munhasır kalmadı. Bu münasebetle daha başka nokt... |
i | 213 | SÖYLEV
197
Baylar, bilginize sunduğum bu son genelgemiz üzerine, kimi hafif ve fakat kimi de oldukça ağır karşı görüşlerle, diren- melerle ve dahası, karşı girişimlerle, korkutmalarla bile karşılaştık. Karşı görüşlerle eleştirmeler, yalnız son genelgemiz hükümleri üzerinde de kalmadı. Bununla ilgili olarak, daha başka ... |
i | 214 | 198
NUTUK
anlaşılmaktadır» maddesiyle başladıktan sonra «bunun, cemiyet nizamnamesinin madde-i mahsusasına ve hiçbir maddesine istinat etmek imkânı görülmemekte olduğu hakkında» nazar-ı dikkatimiz celbediliyor ve «zât-ı şahaneye iblâğ-ı maruzat edebilecek vesail-i kemal-i sükûn ve samimiyetle ve tatlı bir şekilde arama... |
i | 215 | SÖYLEV
199
diye başlandıktan sonra: “Bunun, Cemiyet tüzüğünün özel maddesine ve hiçbir maddesine dayandırılamayacağı” üzerine dikkatimiz çekiliyor ve: “Padişaha dilek sunmaya elverişli ortamı, büyük bir ağırbaşlılık, içtenlik ve tatlılıkla aramayı” öğütlüyordu. (belge : 90)
Heyeti Temsiliye üyelerimizden olup birçok ça... |
i | 216 | 200
NUTUK
yesinden istifa etmelerini talep etmek doğru olabilir. Sivas Kongresi, umum milletin menafiiini ve Şarkî Anadolu Vilâyatı Heyet-i Temsiliyesi de, munhasıran Şarkî Anadolu vilâyatının hukuk ve menafiiini muhafaza eder.». «Heyet-i Temsiliyenin merciiyet ve salâhiyet keyfiyeti meselenin ruh-1 esasisini teşkil et... |
i | 217 | SÖYLEV
201
çekilmelerini istemek doğru olabilir. Sivas Kongresi, bütün ulusun yararımı ve Doğu Anadolu İlleri Heyeti Temsiliye'si de Doğu Anadolu illerinin hak ve yararımı korur..... Heyeti Temsiliye' nin başvurulacak kat oluşu ve yetkileri, işin en önemli noktası-dır ki, bu konuda tezlikle davranmaktan sakınılmasında ... |
i | 218 | 202
NUTUK
nizamname ve mukarrerat-ı malûme fevkindeki icraatın izah buyurulmasını rica ederim. Bugün gayrikabil-i içtinap bir hareket varsa, o da, hükümet-i merkeziyenin mukadderat-ı millet ve memleketi alçakça İngilizlerin arzusuna tevdi ve kendi menfaatlerine kurban etmesidir. Buna karşı buraca ittihaz olunan kararda... |
i | 219 | SÖYLEV
203
lanmasını rica ederim. Bugün önlenemeyecek bir gidiş varsa o da, İstanbul Hükümetinin, ulus ve ülkenin kaderini alçakçasına İngilizlerin isteğine bırakması ve kendi çıkarlarına kurban etmesidir. Buna karşı, burada alınan karardan başka bir karar alınabilecekse bildirmek iyiliğinde bulununuz.
Mustafa Kemal
Kâ... |
i | 220 | 204
NUTUK
yesi; Erzurum Kongresinde nizamnamenin mevadd-ı mahsusasına tevfikan mün-tehap dokuz zattan beşinin huzuruyle ifa-yı vazifeye devam etmektedir.». «Hu-kuk ve salâhiyeti ve menafii Şarkı Anadolu vilâyatından bittabi hiçbir veçhile az olmayan Garbî Anadolu'nun, muhik ve meşru olan mütaleat ve tekâlifini nazar-ı ... |
i | 221 | SÖYLEV
205
Kongresi'nde tüzüğün özel maddelerine uyularak seçilmiş dokuz kişiden beşinin katılmasıyla görevini yapmaktadır... Hakları, yetkisi ve yararları, Doğu Anadolu illerinden elbette hiçbir bakımdan az olmayan Batı Anadolu'nun haklı ve yasal olan düşünce ve önerilerini dikkate almayarak onları, herhangi bir uydu ... |
i | 222 | 206
NUTUK
Bunun ne kadar müessir ve aksülâmele saik olacağını takdir buyurursunuz.» «Binaenaleyh Heyet-i Temsiliye ve Kongre mukarreratını daima imzasız, sadece Heyet-i Temsiliye diye neşrini rica ederim.» Telgrafname şu cümlelerle hitam buluyordu. «Zât-ı samilerinin her halde ortada münferit bir şekilde görülmemesi mu... |
i | 223 | SÖYLEV
207
ve tepkilere yol açacağım çok iyi bilirsiniz. Bu bakımdan, Heyeti Temsiliye ve Kongre kararlarının her zaman imzasız, sadece Heyeti Temsiliye diye yayılmasını rica ederim." Telyazası şu sözlerle son buluyordu: "Yüksek kişiliğinizin her halde ortada tek başına görülmemesi ülke yararı bakımından gereklidir. Oy... |
i | 224 | 208
NUTUK
bir şahsiyet ifade eder tarzda zavedilmiş olduğunu söyledi. İşte bu esbaplan naşı bu imza meselesi iş'ar-ı biraderilerinden evvel Heyet-i Temsiliyeye mevzu-i müzakere olmuştu. Heyet-i Temsiliyenin hafi bir komite heyet-i icraiyesi olmayıp hükûmetin müsaade-i resmiyesini almış kanunî, meşru bir cemiyetin mümes... |
i | 225 | SÖYLEV
209
bir kişilik bildirir gibi atılmış olmasından çıktığını söyledi. İşte bu nedenlerden dolayı, bu imza işi siz kardeşimin bildirmenizden önce, Heyeti Temsiliye'de görüşülmüştü. Heyeti Temsiliye'nin gizli bir komitenin yürütme kurulu olmayıp, hükümetten resmi izin almış, yasal ve türeye uygun bir derneğin temsil... |
i | 226 | 210
NUTUK
Efendiler, İstanbul hükümetiyle kat'ı muhaberat eylediğimiz 12 Eylül 1919 tarihinden sonra Ferit Paşa Kabinesinin sukutu tarihine kadar muhtelif tarihlerde tekrar padişaha, ecnebi mümessillere, İstanbul Şehremanetine ve umum matbuata muhtelif muhtıra ve beyannameler yazıldı (Ves. 97).
Padişahın beyannamesi
20... |
i | 227 | SÖYLEV
211
Baylar, İstanbul Hükümetiyle yazışmayı kestiğimiz 12 Eylül 1919 gününden sonra Ferit Paşa Hükümetinin düştüğü güne değin değişik zamanlarda Padişaha, yabancı devlet temsilcilerine, İstanbul Belediyesine ve bütün basına çeşitli andırı ve bildiriler yazıldı. (belge : 97)
20 Eylül 1919 günlü, Sadrazam Damat Fer... |
i | 228 | 212
NUTUK
küstahane bir cür'etle hâlâ iğfal etmekte olduklarını anlamayanlar kaldıysa, tamamen muttali olsunlar. Millet ve memleketi için kalb-i humayunlarının ne kadar büyük bir şefkat ve muhabbetle mali olduğunu gösteren işbu beyannamede, en aşikâr bir surette göze çarpan hususu, kabinenin harekât-ı hainanesi hakkınd... |
i | 229 | SÖYLEV
213
gözü peklikle aldatmakta olduklarını anlamayanlar kaldıysa, hepsi anlasınlar. Ulusu ve ülkesi için kutlu yüreğinin ne denli büyük bir sevgi ve esirgeyicilikle dolu olduğunu gösteren bu bildiride, en açık olarak göze çarpan şey, hükümetin haince gidişi üzerine ulusun, Halifelik katına sunduğu yakınma yazıları... |
i | 230 | 214
NUTUK
Halit Bey'in Trabzon ve civarında teşkilât-ı milliyeye memur edilmesi
Padişahın bu beyannamesinin, efkâr-1 millette hâsıl edeceğine şüphe olmayan menfi tesiratın bir dereceye kadar önüne geçebilmek için mezkûr beyanname muhteviyatını tekzip ve iptale medar olacak tarzda padişaha bir cevap yazmağı ve bunu meml... |
i | 231 | SÖYLEV
215
Padişahın bu bildirisinin, ulus üzerinde yapacağı kuşku götürmeyen kötü etkilerin bir ölçüde önüne geçebilmek için, söz konusu bildirinin içindekilerini yalanlamaya ve hükümsüz bırakmaya yarayacak nitelikte Padişaha bir karşılık yazmayı ve bunu yurtta dağıtıp yayarak okutturmayı tek çıkar yol olarak düşündük... |
i | 232 | 216
NUTUK
olduğu müddetçe, aşikâr ve maddî bir husumetten içtinabı tercih ederim» kanaati ifade olunuyordu (Ves. 102). Buna verdiğim 29 Eylül 1919 tarihli hususî ve şahsi cevabımda şunları yazdım : «Trabzon vilâyeti efkâr-ı umumiyesi hakkında tamamen buraca da tenevvür edilmiştir. Trabzon merkezi müstesna olmak üzere b... |
i | 233 | SÖYLEV
217
elden geldiği sürece açık ve elle tutulur bir çatışmadan kaçınmayı yeğ tutarım.” kanısı belirtiliyordu (belge : 102). Buna verdiğim 29 Eylül 1919 günlü özel ve kişisel karşılıkta şunları yazdım : “Trabzon ili kamuoyunun ne olduğu buraca da tam olarak aydınlanmıştır. Trabzon merkezi dışında, bütün ilçe ve san... |
i | 234 | 218
NUTUK
ve mùşkül vaziyetin tahassulü, gayrikabil-i içtinap olur. (İntihabat meselesinin tesri ve arzu-yi milliye mutabık temini için Halit Bey'e ve sair icap eden birçok zevata, sarf-ı himmet ve gayret eylemeleri bilhassa rica edilmişti. Bir de, İngiliz demarşının gayr-ı kabili içtinap ne gibi bir vaziyet vücuda get... |
i | 235 | SÖYLEV
219
belirmesi önlenemez (seçimlerin çabuklaştırılması ve ulusal isteğe uygun olarak yaptırılması için, Halit Bey'e ve başka gereken birçok kişilere, çalışmaları, özellikle rica edilmişti. Bir de, İngiliz girişiminin önlenemez ne gibi bir durum yaratabileceğini, kendi durumumu gözönüne getirerek, bir türlü anlaya... |
i | 236 | 220
NUTUK
mişti. Bu zat, 16 Eylülde İnebolu'ya muvasalat etmiş bulunuyordu. Mumaileyhin tevkifini mahallinde icap edenlere emrettik. Bu meselede enteresan küçük bir safha oldu. Müsaadenizle biraz tafsil edeyim; Kastamonu'da ve Kastamonu vilâyeti dahilinde zaaf ve tereddüt asarı meşhut olmağa başlayınca, Kastamonu'ya şa... |
i | 237 | SÖYLEV
221
atamuştı. Yeni vali, 16 Eylülde İnebolu'ya varmış bulunuyordu. Onun tutuklanmasını oradaki ilgililere buyurduk. Bu işte ilgi çekici küçük bir evre oldu. İzin verirseniz biraz açıklayayım: Kastamonu'da ve Kastamonu ili içinde sarsıntı ve duraksama belirtileri görülmeye başlayınca Kastamonu'ya, güvenilir ve gü... |
i | 238 | 222
NUTUK
Diyarbekir'den tanıdığım Ferit Bey ise size muavenet etmesi lâzımdır. Bolu mutasarrıfına aldığınız vaziyet ve salâhiyeti, şimdi, bildirerek onun da İstanbul'a karşı aynı veçhile hareket etmesini tarafımızdan söyleyiniz. Sinop Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey'e de, benim tarafımdan aynı talimatı veriniz. Yanınızd... |
i | 239 | söyley
223
dan tanıdığım Ferit Bey ise, size yardım etmesi gerekir. Bolu Mutasarrıfına, aldığınız durumu ve size verilen yetkiyi şimdi bildirerek onun da İstanbul'a karşı böyle davranmasını benim yerime söyleyiniz. Sinop Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey'e de, benim yerime gene bu yönergeyi veriniz. Yanınızda hangi şifre a... |
i | 240 | 224
NUTUK
görüşüp görüşmediklerini sorup anladıktan sonra şu telgrafı yaz-dırdım :
16/17 Eylül 1919
Osman Bey ve Ferit Beyefendi'ye
Tedabir ve icraatınızda muvaffakıyet temenni ederim. Bizi vaziyetinizden ve gelmekte olan valinin tevkif edildiğinden haberdar buyurmanıza intizar eyleriz.
Mustafa Kemal
Kastamonu da
İstan... |
i | 241 | SÖYLEV
225
durum üzerinde görüşüp görüşmediklerini anladıktan sonra, şu
teli yazdırdım :
16/17 Eylül 1919
Osman Bey ve Ferit Beyefendi'ye
Önlemlerinizde ve işlerinizde başarı dilerim. Bize durumunuzdan ve gelmekte olan valinin tutuklandığından bilgi vermenizi bekleriz.
Mustafa Kemal
Ferit Bey, Vali Vekili; Albay Osman ... |
i | 242 | 226
NUTUK
«Bolu ve havalisi serbesttir, Zonguldak'a çıkınız, vilâyetin icap eden mahalleriyle muhabere ediniz ve emri ahire kadar orada bekleyiniz.» Filhakika yeni vali, Zonguldak'ta kalmış ve tehdidata başlamış. Ferit ve Osman beyler, Zonguldak mutasarrıfına yeni valiyi tevkif edip karadan Kastamonu'ya gönderilmesini ... |
i | 243 | SÖYLEV
227
"Bolu ve çevresi açıktır. Zonguldak'a çıkmız, ilin gereken yerleriyle haberleşiniz ve son buyruğa değin orada bekleyiniz." Gerçekten yeni vali, Zonguldak'ta kalmış ve şuna buna gözdağı vermeye başlamış. Ferit ve Osman beyler, Zonguldak Mutasarrıfna yeni valiyi tutuklayıp karadan Kastamonu'ya gönderilmesini e... |
i | 244 | 228
NUTUK
istimzaç eylemişlerdi. Bittabi, pek memnun olacağımızı bildirmiştik. Filhakika oradaki kuvvetlerini bütün ağırlıklariyle beraber evvelâ, Samsun'a çektiler. Badchu oradan da İstanbul'a naklettiler. Eskişehir'e hâkim olduktan sonra, Fuat Paşa'yı, Bilecik ve Bursa havalisine göndermeği düşünüyorduk.
Konya Valisi... |
i | 245 | SÖYLEV
229
lardı. Elbette pek memnun olacağımızı bildirmiştik. Gerçekten oradaki kuvvetlerini bütün ağırlıkları ile birlikte, önce Samsun'a çektiler. Sonra oradan da İstanbul'a götürdüler. Eskişehir'de üstünlük sağladıktan sonra, Fuat Paşa'yı Bilecik ve Bursa dolaylarına göndermeyi düşünüyorduk.
Baylar, Konya'da vali b... |
i | 246 | 230
NUTUK
keziye tarafından tardedilmiş ve idama mahkûm bulunuyordum. Faaliyetim, bir Kongrenin intihap ettiği heyet içinde, Heyet-i Tensiilye içinde onun namına vukubuluyordu. Millî mesaide bulunmak ve bilhassa bu hususta muvaffak olmak için resmî unvan ve salâhiyet meşrut ise, zaten o, benim kendimde yok idi. Esbab-ı... |
i | 247 | SÖYLEV
231
metince kovulumuştum ve benim için ölüm yargısı çıkarılmış idi. Çalışmalarım, bir kongrenin seçtiği kurul içinde, Heyeti Temsiliye içinde, onun adına oluyordu. Ulusal çalışmalarda bulunmak ve özellikle bu konuda başarılı olmak için resmi san ve yetki gerekli ise, aslında o, benim kendimde yoktu. Başarı sağla... |
i | 248 | 232
NUTUK
Abdülkerim Paşa'nın tavassutları
Efendiler, Eylülün 25 inci günü akşamı, Ankara'da bulunan Yirminci Kolordu Kumandan Vekili Mahmut Bey'den aldığım bir şifre telgraf müdafı şu idi : «Bu gece İstanbul telgrafhanesinden Fuat Paşa'yı telgraf başına istediler. Dahiliye Nezaretinin vilâyet şifresiyle bir şifre yazd... |
i | 249 | SÖYLEV
233
Baylar, Eylülün 25'inci günü akşamı, Ankara'da bulunan Yirminci Kolordu Komutan Vekili Mahmut Bey'den aldığım bir şifre telde şunlar bildiriliyordu : "Bu gece İstanbul telgrafhanesinden Fuat Paşa'yı telgraf başına istediler. Dahiliye Nazırlığının il şifresiyle bir kapalı tel yazdırdılar. Bunun özeti şöyledir... |
i | 250 | 234
NUTUK
söylemeğe başladılar. Bu vaziyet karşısında nihayet, padişah ve Ferit Paşa, hareket-ı milliye müdiraniyle itilâftan başka çare kalmadığına ve fakat her halde, muhafaza-i mevki eylemek şartiyle, bu itilâf yolunu bulabilecek vasıtalar araştırmağa başladıklarına hükmolunursa hata edilmiş olmaz itikadındayım.
Efe... |
i | 251 | söylev
235
ladılar. Bu durum karşısında artık Padişah ve Ferit Paşa, ulusal eylem yöneticileriyle anlaşmaktan başka çıkar yol kalmadığı, ama her halde, yerlerini bırakmaksızın bu anlaşma yolunu bulabilecek aracılar araştırmaya başladıkları kanısına varmak yanlış olmaz inancındayım.
Baylar, adı geçen, rahmetli Abdülkeri... |
i | 252 | 236
NUTUK
Kerim Paşa — Sivas'ta Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine : adresini yazdırdı ve «Paşaya söyleyiniz anlar; hazret-i evvel karşınızdadır» sözlerini, bir nevi parola gibi ilâve etti. Kerim Paşa, «Afiyet-i âlileri iyidir inşallah kardeşim» diye başladı.
Kerim Paşa'nın, İstanbul hükûmeti tarafından saffet-i kalbin-de... |
i | 253 | SÖYLEV
237
Kerim Paşa — “Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine” adresini yazdırdı ve: “Paşaya söyleyiniz anlar; Birinci Hazret karşınızdadır.” sözlerini, bir çeşit parola gibi ekledi. Kerim Paşa: “Yüce esenliğiniz yerindedir inşallah kardeşim.” diye başladı.
Kerim Paşa'nın, İstanbul Hükümetince, temiz yürekli ve tem... |
i | 254 | 238
NUTUK
Cevabımda, ben de, böyle başladım :
«Kerim Paşa Hazretlerine; (kutbül'aktap) deyiniz anlar!» hitabını müteakip «şimdi cevap veriyorum» dedim.
«Pek muhterem ve nezih kalpli kardeşim Abdülkerim Paşa Hazretlerine; elhamdülillâh afiyetim merkemaldir. Büyük ve necip milletimizin, hukuk-ı meşruasını müdrik ve onu m... |
i | 255 | SÖYLEV
239
Verdiğim karşılıkta ben de şöyle başladım :
"Kerim Paşa Hazretlerine : Kutuplar kutbu, deyiniz, anlar." diye başladıktan sonra : "Şimdi karşılık veriyorum." dedim.
"Pek saygıdeğer ve temiz yürekli kardeşim Abdülkerim Paşa Hazretleri'ne : Tanrı'ya şükürler olsun sağlığım yerindedir. Büyük ve soylu ulusumuzun ... |
i | 256 | 240
NUTUK
esef-i amiktir ki, bu bedhahan-1 mel'anetin başında, devlet-i ebet müddetimizin sadrnişini Ferit Paşa ve nezaret mevkilerinde bulunan Âdil Bey, Süleyman Şefik Paşa gibi devlet adamları bulunuyor.
Memleketimize takım takım Bolşevikler girdiğini ve harekat-ı milliyenin Bolşevik harekatı olduğunu resmen ilân ve ... |
i | 257 | söylev
241
çok olduğu kuşku götürmez. Ama, ne çok yazıktır ki, hep kötülük düşünen bu adamların başında, sonsuzluğa dek var olacak devletimizin sadrazamı bulunan Ferit Paşa ve nazırlık görevinde bulunan Âdil Bey, Süleyman Şefik Paşa gibi devlet adamları var.
Ülkemize takım takım Bolşevikler girdiğini ve ulusal eylemin ... |
i | 258 | 242
NUTUK
Ben, daha Erzurum'dan, Ferit Paşa'ya hakikat-i vaziyeti izah ederek, milletin kuvvet ve iradesine karşı çıkacak hiçbir kuvvet kalmadığını yazmıştım ve kendisine muhalefet ve mümanaat vadisinde devam etmemesi lüzumunu ihtar etmiştim. Bu zat-ı gafil, buna cevap vermemekle beraber, cereyan-ı millinin birkaç kişi... |
i | 259 | SÖYLEV
243
Ben, daha Erzurum'dan, Ferit Paşa'ya gerçek durumu açıklayarak, ulusun gücüne ve iradesine karşı çıkacak hiçbir kuvvet kalmadığını yazmıştım ve kendisine, karşı gelme ve engelleme davranışını sürdürmemesi gerektiğini hatırlatmıştım. Bu aymaz kişi, buna yanıt vermemekle birlikte, ulusal akımın birkaç kişinin ... |
i | 260 | 244
NUTUK
Mūdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi namuna Mustafa Kemal» diye imzamı koydum.
Bunu müteakip, Kerim Paşa : «Evvela, zât-ı âlileriyle birlikte bulunan zevat-ı muhteremenin cümlesine selâm ve tekrimimi arz ve iblâğa lûtuf buyurmanızı rica ederim» mukaddemesiyle muhabere-mizin ikinci safhasını küşat etti... |
i | 261 | SÖYLEV
245
cümlesinden sonra: “Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesi adına Mustafa Kemal” diye imzamı koydum.
Bundan sonra, Kerim Paşa : “Önce sizinle birlikte bulunan sayın kişilerin hepsine selam ve saygılarımı sunmak iyiliğinde bulunmanızı rica ederim.” başlangıcı ile görüşmemizin ikinci evres... |
i | 262 | 246
NUTUK
ti, hålä telvis etmesine vesatet etmek istiyorsanz bu mesainiz, hiçbir semere-i nafia bahşedemiyeceğinden başka, hakk-1 äli-i biraderilerindeki hissiyat-ı kadime-i uhuvvetimizin de mucib-i tezelzülü olacağından endişe ederim.
Şimdi, Ferit Paşa, bilâifatei an mevkiini bir ehl-i namusa terke-decekse ve buna kan... |
i | 263 | SÖYLEV
247
devletin en yüce katını daha da kirletmesine aracılık etmek istiyorsanız, bu çabalamalarınız hiçbir yararlı meyve vermeyeceğinden başka, siz kardeşimiz için eskiden beri beslediğimiz kardeşlik duygularımı da sarsacağından kaygılanırım.
Şimdi, Ferit Paşa, hiç zaman yitirmeden yerini bir namuslu kimseye bıraka... |
i | 264 | 248
NUTUK
be-i ulya, bütün efrad-1 millete mihrab-1 teveccühtür. Anadolu umum maruzatının meşmul-i lihâza-i hilâfetpenahileri kılındığı hakkında bendenize malümat vermişlerdir. O halde, kıblegâh-ı umur-ı âmme ve kabulgâh-ı makasıd-1 âliye olan padişahımız efendimizin ittıla-1 humayunlarında her şey vardır».
Kerim Paşa,... |
i | 265 | SÖYLEV
249
bu yüksek kat, bütün ulusun yöneleceği bir mihraptır. Anadolu' nun bütün dileklerinin Halifenin bilgisine sunulduğunu bana bildirmişlerdir. Öyleyse kamu işlerinin kıblesi ve yüce dileklerin kabul yeri Padişahımız Efendimiz her şeyi biliyorlar."
Kerim Paşa kendine özgü cümlelerle anlattığı düşüncelerini şöyle... |
i | 266 | 250
NUTUK
Artık, Kerim Paşa'nın yorulduğu anlaşılıyordu. «Son iki sözüm ruhum» diyerek «âmal-i milliyenin esasatını tebcil ve hıfzeylemek şartiyle temenniyat-ı halisenin bast ü beyan edildiğini ve Yedullahi âyet-i kerimesinin hayır ile kabul buyurulmak üzerine masruf» olduğunu söyledikten sonra «Allaha ısmarladık, yine... |
i | 267 | SÖYLEV
251
Artık Kerim Paşa'nın yorulduğu anlaşılıyordu. "Son iki sözüm, ruhum." diye başladı ve: "Ulusal ülkünün ilkelerini yüce bilmek ve korumak koşuluyla öz dileklerin sayılıp döklüdüğünü ve Tanrı'nın eli.... yüce ayetinin hayırla kabul buyurulması üzerine dönülmüş" olduğunu söyledikten sonra: "Allahaısmarladık, yi... |
i | 268 | 252
NUTUK
Trabzon'dan gelen teklif
Efendiler, bu muhaberenin vukubulduğu gecenin ferdası yani 28 Eylül günü hulâsası, tekmil kolordulara şifre ile bildirildi.
Kerim Paşa merhumun Fuat Paşa'ya hitaben yazdığı ilk telgrafnamesinde, İstanbul'dan zevât-ı âliyenin müdiran-ı harekatla taayyün edecek mahalde mülâkatlarından b... |
i | 269 | SÖYLEV
253
Baylar, bu görüşmenin yapıldığı gecenin ertesi günü, yani 28 Eylül günü, özeti bütün kolorulara şifre ile bildirildi.
Rahmetli Kerim Paşa'nın Fuat Paşa'ya yazdığı ilk telyazısında, İstanbul'dan yüksek kişilerin ulusal eylemi yönetenlerle belli bir yerde buluşmalarından söz edildiğini görmüştük. Buna benzer, ... |
i | 270 | 254
NUTUK
dasında, Trabzon'da vali ve Zeki ve Servet Beylerin ve bunların iğfali üzerine bazı zevatın İstanbul ile kat'ı rabıtayı ihlâl hususundaki teşebbüslerinin ve İstanbul'a bir heyet-i mütenekkire halinde gitmek hususundaki plânlarının duçar-ı akamet edildiği tahakkuk ettiği bir günde yani 25 Eylül günü keşide olu... |
i | 271 | söylev
255
gecenin ertesi gün, Trabzon'da Vali ile Zeki ve Servet beylerin ve bunların aldatmaları üzerine bazı kişilerin İstanbul ile ilişki kesmeyi bozma yolundaki girişimlerinin ve İstanbul'a kimliği gizli bir kurul olarak gitmekle ilgili planlarının başarısızlığa uğ- ratılmasının gerçekleştiği bir günde, yani 25 Ey... |
i | 272 | 256
NUTUK
Niğde'de On Birinci Fırka marifetleri ve muavenetleriyle, tedabir-i muktaziye alınarak İstanbul'un zuhûruna intizar ettiği fenalığı tevkif ettik. Ereğli, Bolu, Adapazarı, İzmit havalisinde teşkiline çalışılan Kuva-yi Milliye Eylül ayının son günlerinde büyük hassasiyet göstermeğe başladı ve o civarlardaki Kuv... |
i | 273 | SÖYLEV
257
Kolordu ve Niğde'deki On Birinci Tümenin aracılığı ve yardımlarıyla gerek enlemler alındı ve İstanbul'un beklediği kötülüğü durdurduk. Ereğli, Bolu, Adapazarı, İzmit dolaylarında kurulmasına çalışan Kuvayı Milliye örgütleri, Eylül ayının son günlerinde büyük duyarlık göstermeye başladı ve o çevrelerdeki Kuva... |
i | 274 | 258
NUTUK
harekât-1 meşrua-i milliyesinde serbest bırakmak üzere derhal mevkiinizi terk ile İstanbul'a hareket ediniz. Bu iki noktadan herhangi birine adem-i riayetiniz halinde hakk-1 âlinizde vukuu memul halin müsebbip ve mes'ulü yine zât-1 âliniz olmuş bulunacağını kemal-i samimiyetle iblâğı bir vazife-i vicdaniye ad... |
i | 275 | SÖYLEV
259
eyleminde serbest bırakmak üzere hemen görevinizden ayrılıp İstanbul'a gidiniz. Bu iki noktadan herhangi birine uymazsanız sizin için doğabilecek durumun yaratıcısı ve sorumlusu yine siz olacağınızı tam bir içtenlikle bildirmeyi bir vicdan görevi sayarım.
Heyeti Temsiliye adına
Mustafa Kemal
Mutasarrif Bey'i... |
i | 276 | 260
NUTUK
Fertit Paşa'nın istifası
Efendiler, ben, Asım Bey'e bu son cümleleri yazdırırken (2 Teşrinievvel 1919, saat 3.40 sonrada) araya imzasız şöyle bir servis girdi :
«Paşa Hazretleri, İstanbul’da hususî arkadaşlar söylediler. Tekmil akşam gazeteleri yazıyormuş. Ferit Paşa ahval-i sıhhiyesine binaen istifa etmiş. T... |
i | 277 | söylev
261
Baylar, ben Asım Bey'e bu son cümleleri yazdırırken (2 Ekim 1919, saat 3.40 sonrada) araya imzasız şöyle bir özel tel girdi :
"Paşa Hazretleri, İstanbul'da yakın arkadaşlar söylediler. Bütün akşam gazeteleri yazıyormuş. Ferit Paşa sağlık durumu dolayısıyla çekilmiş; Tevfik Paşa, hükümeti kurmakla görevlen- d... |
i | 278 | 262
NUTUK
Beyannamede; bu saydığım esasların, yeni kabine tarafından kabul edilmesi teklif edileceği tasrih edildikten sonra, «bu bapta başkaca mütaleaları varsa yarın zevale kadar sürat-i iş'arı» temenni edildi.
3 Teşrinievvel 1919 günü, Sadrazam Ali Rıza Paşa'ya yazdığım telgrafta, «millet, şimdiye kadar resikârına g... |
i | 279 | SÖYLEV
263
Bildiride bu saydığım ilkelerin yeni hükümetçe kabul edilmesinin önerileceği belirtildikten sonra: “Bu konuda başkaca düşündükleri varsa yarın öğleye değin tez elden bildirilmesi” istendi.
3 Ekim 1919 günü Sadrazam Ali Rıza Paşa'ya yazdığım telyazısında: "Ulus, şimdiye dek, başa geçenlerin Anayasaya ve ulusa... |
i | 280 | 264
NUTUK
sühiletle anlaşılabilmesi için muvafik görüyorum. Müsaade buyurur musunuz?
Şifre
Sivas, 3/10/1919
Umum kolordu kumandanlarına ve harekât-1 milliyeye muzahir vali ve vali vekillerine
Berveçhiatı tegrafin Harbiye ve Dahiliye Nazırlarına keşide ve imbası rica olunur :
«Dahiliye Nazırının harekât-1 ihanetkâranesi... |
i | 281 | SÖYLEV
265
mızın ve ilişkilerin kolaylıkla anlaşılabilmesi için uygun görüyorum. İzin verir misiniz?
Şifre
Sivas, 3.10.1919
Bütün Kolordu Komutanlıklarına ve Ulusal Eyleme Yardımcı Valilere ve Vali Vekillerine
Aşağıdaki telyazısının Harbiye ve Dahiliye nazırlarına çekilmesi ve çekil- diğinin bildirilmesi rica olunur :
... |
i | 282 | 266
NUTUK
Bittabi, Harbiye Nezaretine geçen Cemal Paşa, orduya bir tebliğ-i resmi yapacaktı. İşte ona ilk cevap olmak üzere kolordulara şu telgrafın verilmesini tavsiye ettik :
Şifre
3, 20, 12, 15, 13 üncü Kolordu Kumandanlıklarına
K. O. 20 Kumandanı Fuat Paşa'ya (ayrıca)
Konya'da Refet Bey'e (ayrıca)
Harbiye Nazırı Ce... |
i | 283 | söylev
267
Elbette Harbiye Nazırlığına geçen Cemal Paşa, orduya resmi bir bildirim yapacaktı. İşte ona ilk yanıt olmak üzere şu telin çekilmesini kolordulara salık verdik :
Şifre
Üçüncü, Yirminci, On İkinci, On Beşinci, On Üçüncü
Kolordu Komutanlıklarına
Yirminci Kolordu Komutanı Fuat Paşa'ya (ayrıca)
Konya'da Refet Be... |
i | 284 | 268
NUTUK
Ali Rıza Paşa
Kabinesi teşkilât
ve makasıd-ı
milliyeyi
soruyor
Efendiler, yeni sadrazamdan intizar eylediğimiz cevap, nihayet
vürut etti, şudur :
Gayet müstaceldir
Sadaret, 4/10/1919
Sivas'ta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Mümessilesine
C: 2 ve 3 Teşrinievvel 1919
Erzurum ve Sivas Kongrelerinde tayin ve tes... |
i | 285 | söylev
269
Baylar, yeni Sadrazamdan beklediğimiz yanıt, sonunda geldi; şudur:
Çok ivedidir.
Sadrazamlık, 4.10.1919
Ali Rıza Paşa
Hükümeti
ulusal örgütleri
ve amaçları
soruyor
Sivas'ta Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesine
Y: 2 ve 3 Ekim 1919
Erzurum ve Sivas kongrelerinde kararlaştırılıp saptandığı, telyazlarınd... |
i | 286 | 270
NUTUK
cümle arazi ve bilâd-1 Osmaniyenin esas-1 mütareke olan Wilson prensiplerine tev-fikan doğrudan doğruya zir-i idare-i saltanat-1 seniyede ipkası ve hudut dahilinde kalıp ekseriyet-i azime-i islâmiye ile meskûn bulunan vahdet-i mülkiyenin inkısamını men ile bu topraklar üzerindeki hukuk-1 tarihiye ve rıkıye ve... |
i | 287 | SÖYLEV
271
bütün Osmanlı topraklarının ve kenterlerinin antlaşmaya temel olan Wilson İlkelerine uyularak doğrudan doğruya yüksek Padişahlığın yönetimi altında bırakılması ve sınır içinde kalıp büyük Müslüman çoğunluğunun oturduğu ülkenin birliğinin parçalanmasını önleyerek bu topraklar üzerindeki, tarih, soy, din ve co... |
i | 288 | 272
NUTUK
intihabatında ahalinin hürriyetine kat'iyyen tecavüz olunmaması hususlarının tarafımızdan taahhüt edilmesini talep etmek suretiyle, bizim mevcudiyetimizi ve faaliyetimizi bertaraf etmek maksadında olduğunu ifade etmiş bulunuyor.
Efendiler, belki unuturum, tafsilâta girişmeden evvel söylemleyim ki tarafımızdan... |
i | 289 | SÖYLEV
273
halkın özgürlüğüne hiç dokunulmayacağına söz vermenizi istiyoruz." diyor. Böylece, bizim varlığımızı ve çalışmalarımızı ortadan kaldırmak amacında olduğunu anlatmış bulunuyor.
Baylar, belki unuturum, ayrıntılara girişmeden önce söy- lemeliyim ki bizim el koyduğumuz resmi daire yoktu. Yalnız Sivas Valiliği He... |
i | 290 | 274
NUTUK
Fevkaláde
Babali, 4/10/1919
Sivas Kongre Merkezi Müdiriyetine
Erenköyünde ikamet buyuran Sadrazam Paşa Hazretleri telefondan arandığı ve saat yirmi biri yirmi beş geçtiği halde bulunamadı. Cereyani-i muhabere bizzarure yarın arzedilecektir Efendim.
Babali Müdiri
Hüseyin Hüsnü
Fevkalâde
Deraliye, 4/10/1919
Kon... |
i | 291 | SÖYLEV
275
Olağanüstü
Babıâli \( ^{1} \) , 4.10.1919
Sivas Kongre Merkezi Müdürlüğüne
Erenköyü'nde oturan Sadrazam Paşa Hazretleri telefondan arandığı ve saat yirmi biri yirmi beş geçtiği halde bulunamadı. Yapılacak haberleşme sonucu, zorunlu olarak, yarın bildirilecektir efendim.
Babıâli \( ^{1} \) Müdürü
Hüseyin Hüsn... |
i | 292 | 276
NUTUK
Ali Rıza Paşa'nın, imzasız telgrafında; «memleketimizde usul-i meşrutiyet icabınca, hâkimiyet-i milliye cari bulundu» noktasına da, filhakika öyle «ise de feshinden itibaren Meclis-i Meb'usanın dört ay zarfında içtimaı Kanun-1 Esasimizin ahkâm-1 sarihasından iken bugüne kadar intihabatın defatir-i esasiyesi b... |
i | 293 | SÖYLEV
277
Ali Rıza Paşa'nın imzasız telyazısındaki: “Ülkemizde, meşrutiyet yöntemi gereğince, ulusal egemenliğin yürürlükte olduğu” noktasına da: “Gerçekten öyle ise de Meclisi Mebusan’ın dağıtıldığı günden sonra dört ay içinde toplanması Anayasamızın açık hükümlerinden iken, bugüne değin temel seçim defterleri bile d... |
i | 294 | 278
NUTUK
ittihaz edilmiş olan tedabir-i fiiliyeye, kemakân devam zaruretinde kalınacağını ve bilcümle vilayat ve müstakil elviye ile mülhakatından aldığımız kararlar üzerine, kemal-i kat'iyetle, arzeyleriz.
İmza : Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi namına, Mustafa Kemal» (Ves. 132).
Efendil... |
i | 295 | SÖYLEV
279
için, ulusça alınmış olan eylemli \( ^{1} \) önlemlerin, eskisi gibi sürdürülmesinin zorunlu olacağını, bütün illerle bağımsız sancaklardan ve bunlara bağlı yerlerden aldığımız kararlar üzerine tam kesin-like bildiririz.
İmza : Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliye'si adına, Mustafa Kema... |
i | 296 | 280
NUTUK
esas ve hakikat teläkkí ettiği ve vaziyeti ona göre mütalea eylediği şimdi bahsedeceğim telgrafnamesi müdafından anlaşılmakta idi.
Yunus Nadi Bey'le, telgraf başında vukubulmuş olan bu mu-haberemiz, yeni kabine ile bizi zahiren olsun itilâfa saik olmak nokta-i nazarından mühimdir. Bu sebeple müsaade buyurursa... |
i | 297 | SÖYLEV
281
temel ve gerçek olarak aldığı ve durumu ona göre yorumladığı şimdi sözünü edeceğim telyazısından anlaşılmakta idi.
Yunus Nadi Bey'le telgraf başında olan bu görüşmemiz, yeni hükümet ile bizim, görünüşte olsun, anlaşmamıza neden olması bakımından önemlidir. Bundan dolayı, izin verirseniz biraz açıklayacağım.
... |
i | 298 | 282
NUTUK
4) Hususiyle, Cemal ve Abuk Paşalar gibi zevatın, hükümette teşkilât-1 milliyenin bir murahhası ve kâfili gibi telâkki olunmalarında tereddüde mahal yoktur, hükmünü ita ettiler.
İkinci mesele olarak da; Yunus Nadi Bey, eşhasa taallûk eden kısma temas ettiler; bunda tamamen bizimle hemhis olmakla beraber «bira... |
i | 299 | söyüev
283
4 — Özellikle, Cemal ve Abuk paşalar gibi kişilerin, hükümette ulusal örgütlerin birer delegesi ve kefili gibi görülmelerinde duraksamaya yer yoktur, hüküminü verdiler.
İkinci sorun olarak da Yunus Nadi Bey, kişilerle ilgili yöne dokundular. Bunda bizimle tam duygu birliğinde olmakla birlikte: "Biraz ılımlı ... |
i | 300 | 284
NUTUK
şüphe etmemekle beraber, eski kabinenin harekât-1 cinayetkâranesine bilerek veya bilmeyerek iştirak eylemiş oldukları nazar-1 dikkatte tutulacak mühim bir noktadır. Abuk Paşa'nın kabinenin iskatında yapmış olduğu rol meçhulümüzdür. Biz, neticeyi temin eden kuvveti pek iyi biliriz. Bizim maksadımız, bu hükümet... |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.