Dataset Viewer (First 5GB)
Auto-converted to Parquet Duplicate
text
stringlengths
0
260k
Herhangi bir konuda şeyhini aldatmamalıdır. O’na son derece saygı göstermelidir.
O’nun öğrettiği zikir ile kalbini düzeltmeye çalışarak gafletten kurtulmaya çabalamalıdır.
Bir konuda haklı bile olsa şeyhin sözünü ve gayesini anlamaya çalışmalı; ona karşı ölü yıkayıcısının eli altındaki ceset gibi olmalıdır.
Şeyhi bir şey sormadan söz söylememelidir.
Herhangi bir isteğini şeyhinden başkasına söylememelidir. Eğer mürşidine ulaşamazsa ve çok gerekliyse salih, eli açık ve takva sahibi kişilerden istekte bulunabilir.
Ancak mürşidi aracılığıyla istek ve gayesine ulaşabileceğine inanmalıdır. Sevgisi başka bir şeyhe yönelirse kendi mürşidinden yarar göremez ve feyz kapısı kapanır.
Mürşidinin kendi üzerindeki tasarrufunu kabullenerek emrine uymalı ve her konuda ona hizmet etmelidir. Çünkü arzu ve sevgi bu yolla oluşur ve ihlasla gönülden bağlılığın ölçüsü bu yolla anlaşılır.
İbadetlerinde adetlerinde ve tüm yaptığı işlerinde mürşidinin isteğini kendi isteğinden üstün tutmalıdır.
Mürşidin iyi ahlakına ve olgunluğuna güvenerek onun hoşlanmadığı şeyleri yapmaktan kaçınmalıdır.
Kendi durumunu mürşidine açıkladıktan sonra bir şey istemeden verilecek karşılığı beklemelidir. Birisi şeyhine bir şey sorarsa kendisi cevap verme küstahlığında bulunmamalıdır.
Mürşidinin bulunduğu toplulukta yüksek sesle konuşmamalıdır. Çünkü bu çok kötü edepsizliktir. Bize anlatıldığına göre bir gün İmamı Züfer abdest alıyordu, hocası İmam-ı Azam Ebu Hanife (r.a) onun yanından geçti. İmam-ı Züfer ayağa kalkmayarak saygıda kusur etti. Bundan dolayı en üstün öğrenci olacakken derecesi en düşü...
Mürşidinin hiçbir haline kalben dahi olsa karşı koymamalı ve içinde şüphe belirirse iyiye yormalı; iyiye yoramazsa kusuru kendinde aramalıdır. Musa (a.s) ile Hızır (a.s) arasına geçen olayı düşünmelidir. Çünkü mürşide karşılık vermek çok çirkindir ve bundan ortaya çıkacak perdelenmenin ilacı yoktur. Ayrıca tüm feyiz ka...
Mürşidinin çare bulması için iyi veya kötü tüm olayları ona açıklamalıdır. Çünkü mürşit doktor gibidir; müridin halini öğrendiğinde onun sorununu düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışır. Bu nedenle nasıl olsa şeyhim benim sorunumu biliyor diye sorunu ona iletmemek doğru değildir. Çünkü bazen mürşit keşfinde yanılabilir. Ve...
Müridin şeyhine gönülden bağlılığı eziyetli ve sıkıntılı olduğunda bile bozulmamalıdır. Moral bozacak sözler, dedikodular ümidini kırmamalı; Allah’tan ( c.c) istediği feyzi ancak mürşidinin aracılığıyla elde edebileceğine inanmalıdır. Bunun için şeyhine olan sevgisi ve bağlılığı kendi nefsinden, çoluk çocuğundan ve mal...
Mürşidinin yaptığı ibadet ve hareketlerin hepsini yapmaya kalkışmamalıdır. Çünkü mürşidinin bulunduğu hal ve derecesiyle ilgili bazı yaptıkları müride uygun düşmeyebilir.
Şeyhinin emirlerini yorumsuz başkasına devretmeden hemen yerine getirmelidir. Geciktirirse veya yapmasa feyiz kesilir.
Mürşidinin verdiği zikir, teveccüh ve murakabe gibi görevleri emrettiği şekilde yerine getirmelidir.
Mürşidi ile birlikte bulunurken hareketlerine, sözlerine, sorduğu soru ve verdiği cevaplarına dikkat etmeli; ileri- geri konuşmamalıdır. Zira böyle şeyhin büyüklüğünü ve saygısını müridin kalbinden gider.
Mürşidiyle konuşacağı anları iyi ayarlamalı; verdiği cevapları can kulağıyla dinlemeli, konuşurken edepli ve haddini aşmadan kısa ve öz derdini anlatmalıdır.
Mürşidinin kendisine açıklanan sırlarını gizlemelidir.
Allah Teâla’nın (c.c) mürşidi aracılığıyla kendisine bağışladığı keşif, keramet, hal ve düşünceleri şeyhinden saklamamalıdır.
Uygunsuz kişilerin yanında mürşidinden söz etmemeli ve onun sohbetlerini anlatmamalıdır. Onlara ancak akılları ve anlayışları derecesinden açıklama yapabilir.
Mürşide intisap edince size Allahu Teâla’yı (c.c) tanımak ve bilmek için geldim demelidir. Şeyhi kendisini kabul ettikten sonra bir şey istemez, ancak hizmet eder. Böylece mürşidinin kendisini kabulü tam olur. Bu süre boyunca şeyhi bir şey emrederse bildiği şey dahi olsa onunla uğraşmalıdır.
Herhangi bir kimse şeyhine selam söylemek isterse, o görevi üzerine almamalıdır.
Mürşidi ile beraberken başka şeylerle ilgilenmemeli, tam anlamıyla ona yönelmelidir.
Mürşidinin karşısında abdest bozmamalı, tükürmemeli, sümkürmemeli, nafile namaz kılmamalı, tesbih çekmemeli ve bir şeyle oynamamalıdır.
Mürşidi emretmedikçe başköşeye geçmemelidir.
Mürşidin seccadesi, yatağı, kap ve kacağı gibi özel eşyaları kullanmamalıdır.
Karanlık gibi zorunlu haller olmadıkça mürşidinin önünde yürümemelidir.
Mürşidinden uzakta iken ilgiyi kesmemek için mektuplaşmalı, bu mektupları korumaya özen göstermelidir.
Abdestsiz olarak şeyhinin yanında oturmamalıdır.
Nehir gibi akarsu kıyısında abdest alırken mürşidinden üst tarafta bulunmamalıdır.
Uzakta bulunsa dahi şeyhinin bulunduğu yöne ayağını uzatmamalıdır.
Mürşidi bir şeyle uğraşırken veya elini tutup yakalayarak, çekerek öpmeye çalışmamalıdır.
İzin almadan günlük tutma bile olsa karşısında bir şey yazmamalıdır.
Şeyhinden olağanüstü halde ve keramet beklememeli ve istememelidir.
Mürşidinin kendisine verdiği armağanlara özen göstererek ömrü boyunca saklamalı; hiç kimseye vermemeli ve satmamalıdır.
Mürşidinin ahlakıyla ahlaklanmaya çalışmalıdır.
Mürşidinin sevdiklerini sevmeli, hoşlanmadıklarından hoşlanmamalıdır.
Mürşidi ayakta dururken kendisi oturmamalıdır. Sırtını şeyhine dönmemeli ve kapıyı vurarak sertçe örtmemelidir.
Bir mürşit müridini tarikattan çıkarırsa tamamıyla ondan ayrılmaz. Çünkü böyle bir müridin başkasının aracılığıyla kurtulması imkansızdır.
Benim mürşidim Peygamberden, sahabelerden, tabiin hazretlerinden daha büyüktür gibi düşüncelere sapmamalı ve konuşmamalıdır.
Mürşidine gözünü dikip bakmamalı; o başka tarafa bakarken rabıta amacıyla göz ucuyla bakmalıdır.
Mürşidiyle birlikte otururken manevi yarar sağlamak için kalbini onun kalbine bağlı bulundurmak gerekir. Çünkü, nispet ve feyiz şeyhinin sohbetiyle oluşur ve gafil olanlardan geriye döner, uyanık olanların kalbine girer. Manevi nispet dumanın yayılması veya yağmurun yağması gibi yayılır ve onu ancak ihlas ve ilahi sevg...
Mürşidiyle birlikte otururken gönlü engin ve iç huzuruyla olmalıdır. Bunu sağlamak için gözleri kapayıp sanki başının üzerinde duran kuşu ürkütmeyecek şekilde kıpırdamadan durmalıdır.
Zamanı öğrenmek için iki de bir saatine bakmamalı; içine sıkıntı gelince şeyhin yanından çıkıp gitmelidir.
Mürid, şeyhinin çocukları, akrabaları ve komşuları yanında da edepli, saygılı ve vefalı olmalıdır.
Mürşid kendisini yemeğe çağırdığında, mürit güzel yemekler ve içecekler, rahat yataklar isteğinde bulunmamalıdır. Hazırlananı yemeli; bulunduğu yerde yatmalı ve bu durumu nispet alması için büyük bir devlet ve nimet saymalıdır. Bu sırada bir kusur işlerse Cenab-ı Hakk’a (c.c) istiğfar etmelidir.
Hizmet ederken gerek mürşit, gerek diğer müritler, gerekse de misafirler için yaptığı hizmetin nispet bakımından eşit olduğuna inanmamalıdır.
Mürşidiyle herhangi bir konuda görüşmek isteyen onun boş ve uygun zamanı kollamalı;
Mürit mürşidinden herhangi bir şey veya hizmet istememelidir. Sadece hastalık, sıkıntı gibi durumlarda bilgi verilir. Mürşit ister dua eder, isterse etmeyebilir.
Mürşidi başkalarıyla konuşurken, yanına sokulmamalıdır. İzin isteyeceği zaman evinden çıkmasını istememeli; çok acil işi varsa uygun bir şekilde haber göndermelidir.
Sabah namazından güneş doğuncaya kadar ve akşam yatsı namazları arasında özel görevleri olduğundan mürşidiyle konuşmamalıdır.
Mürit herhangi bir yerde sohbet etmesi gerekirse mürşidiyle ilgili konuşma yapmalıdır.
Mürşidini ziyarete geldiğinde kendi başına ne kadar kalacağına karar vermemelidir. İstek ve arzusu olduğu sürece orada kalmalı ve gitme kararını mürşidine bırakmalıdır.
Mürşidini kabul etmeyen kişilerle bir arada bulunmamalıdır.
Mürşit herhangi bir konuda yasaklama getirirse ( bir yere gitmeyi, bir şeyi yemeği, bir şey yapmayı yasaklarsa) üzülmemeli, aksine benim yararım içindir diye sevinmelidir.
Gördüğü rüyaları kendi yorumunu önemsemeden mürşidine anlatmalı, onun yorumuna göre davranmalıdır.
Ve Ülkücülerden CHP’ye katılım… Neden Kemalist Halkçılık? - Nuray Başaran
Ve Ülkücülerden CHP’ye katılım… Neden Kemalist Halkçılık?
Öncelikle sıcak haberi vermekte fayda var. Bugün öğle saatlerinde yapılacak grup toplantısında CHP’ye çok önemli, önemli olduğu kadar da anlamlı bir katılım olacak... Uzun zamandır bir sır gibi saklanan bu önemli katılımcıların bir başka özelliği, tümünün ülkücü olması. Aralarında Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Alaad...
Şimdiden söylemek gerekir ki, 24 Haziran seçimlerinin ilk turu için Meclis aritmetiği için en ince hesaplar yapılıyor. Tam da bu dönemde, ülkücülerin CHP’de adreslenmesi çok çok önemlidir. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Ak Parti ile yaptığı ittifaktan rahatsız olan ülkücüler, artık kendilerine yeni bir adres bulmuşlardı...
Aynı zamanda gazeteci kökenli olan Alaaddin Aldemir’in katılımı, kısa sürede küskün ülkücüleri CHP’de toplayarak CHP’yi ülkücü camianın cazibe merkezi haline getireceği ortadadır. Alaattin Aldemir, Bilal Aldemir'in oğludur. Konya Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilgiler Bölümü'nü bitirdikten sonra 1981 yılında MHP davasında...
Kendisini, ‘Ben, Niğde’nin Ulukışla kasabasındanım. Ulukışla, Selçuklu kasabasıdır. Çoğunluk, CHP’lidir. Sekiz kardeşin en büyüğüyüm. Ortaokul yıllarında bir arayış içindeydim. Halk kütüphanesine kitap okumaya, CHP Gençlik Kolları’na seminerleri dinlemeye gidiyordum. Ülkücülerle çatışma hâlindeydik. Yavaş yavaş CHP’nin...
Bugüne kadar özellikle laiklik, hatta katı laiklik ile inancı kendisinden uzaklaştıran CHP’de, bundan böyle farklı bir anlayışın hâkim olacağının da önemli sinyalleri veriliyor diyebiliriz.
Demek ki bundan böyle CHP’de ‘tek Türkiye’nin Kemalizm ile olabileceği daha iyi anlaşılmış görünmektedir. Bu da halkçılığın daha hâkim olacağı CHP’de, adındaki halkı halkçılık ile yeniden kazanması anlamına gelmektedir.
Bugün son yıllardaki seçim sonuçlarına bakıldığında, karşımıza 3 Türkiye çıkmaktadır. Kıyılarda laiklik (hem de katı laiklik), Anadolu’da muhafazakârlık ve alt kimlik olarak da Kürt kimliğinin ön plana çıktığı bir siyasi tablo ile karşı karşıyayız. Bu 3 Türkiye’yi tek çatı altında toplamak mevcut siyasi yapı ile mümkün...
CHP’nin 6 ok’unu incelediğimizde; Milliyetçilik, Cumhuriyetçilik, laikliğin Fransız devriminden; halkçılık, devrimcilik ve devletçiliğin ise Sovyet devriminden geldiği görülmektedir.
Atatürk’ün özellikle ülkemizdeki gayri Müslümler için getirmiş olduğu 6 ilkeden biri olan laiklik ise, zaman içeresinde ne yazık ki diğer beş ilkenin önüne geçmiştir. Özellikle finans ve sermayeye de hükmeden gayri Müslümler, zamanla CHP bünyesinde bu kavramı katılaştırdıkları ve bu kavram nedeniyle CHP’deki etkinlikle...
Yine bugün içe dönük katı milliyetçilik ile alt kimlikler kaşınmış, etnik yapı ve Kürt sorunu yaratılmıştır. Ve bu sorun her geçen gün derinleştirilmektedir. Halkçılığın ön plana alındığı Kemalizm anlayışı ile, hem gayri Müslüm hakların korunacağı noktasında ayrı devletler kurma ve bölünme önlenebilir. Hem de içe dönük...
Kaldı ki Türk Devleti’ni kuran kurucu irade; Türk Ocaklarını, ‘Kürt Ocakları da kurulur. Bunun ardından da Kürt Devleti kurulabilir’ öngörüsü ile kapatmıştır. Ve milliyetçiliği halkçılık ile dengelemiştir.
Emperyalizme karşı milliyetçilik, Siyonist eyaletçiliğe karşı da çözüm halkçılık ile mümkün olmuştur. Bugün aynı tehlikeler halkçılığın terk edilmesiyle kapımıza gelip dayanmıştır. Nasıl o gün Atatürk halkçılık çıkışı yapmışsa, aynı sebepler ile halkçılığın ön plana çıktığı bir CHP’ye bugün her zamankinden daha fazla i...
Yarın, hem ‘ neden halkçılık temeli?’ hem de, ‘ 6 ok ve 9 ışık CHP’de nasıl bir sinerji yaratacak? Bu bütünlüğü CHP bünyesi nasıl sindirecek? ‘ sorularının cevaplarını da yazacağım.
‘Cumhur’dan Başkana… (Halkçılık) ve 1. tur‘9 Işık’tan, ‘6 Ok’a…
Jamie Oliver Kişnişli, Cevizli ve Kajulu Pesto Sos 190 g | Tazedirekt
Kişnişli, Cevizli ve Kajulu Pesto Sos 190 g, Jamie Oliver
76987 Kişnişli, Cevizli ve Kajulu Pesto Sos 190 gSoslar/Makarna Sosları29,95Jamie Oliver
Jamie Oliver kendi geliştirdiği tariflerinden yola çıkarak hazırladığı kişniş, kaju ve cevizli pesto sos, İtalyan mutfağı ile Uzakdoğu mutfağını birleştiriyor. Hafif ekşimsi bir tada sahip olan bu sosu, değişik lezzetler denemek isterseniz afiyetle kullanabilirsiniz.
For all the love, romance and scandal in Jane Austen’s books, what they are really about is freedom and independence. Independence of thought and the freedom to choose.
Elizabeth’s refusal of Mr. Collins offer of marriage showed an independence seldom seen in heroines of the day. Her refusal of Mr. Darcy while triggered by anger showed a level of independence that left him shocked and stunned.
The freedom she exhibited in finally accepting him in direct defiance of Lady Catherine and knowing her father would disapprove was unusual even for Austen. In her last book Anne Elliot is persuaded to refuse Captain Wentworth at Lady Russel’s insistence.
Although Jane played by the rules of the day, all of her writing is infused with how she wanted life to be. She ‘screams’ her outrage at the limitations for women in Emma.
When accosted by Mrs. Elton, Jane Fairfax says,
“Excuse me, ma’am, but this is by no means my intention; I make no inquiry myself, and should be sorry to have any made by my friends. When I am quite determined as to the time, I am not at all afraid of being long unemployed. There are places in town, offices, where inquiry would soon produce something — offices for t...
“Oh! my dear, human flesh! You quite shock me; if you mean a fling at the slave-trade, I assure you Mr. Suckling was always rather a friend to the abolition.”
“I did not mean, I was not thinking of the slave-trade,” replied Jane; “governess-trade, I assure you, was all that I had in view; widely different certainly, as to the guilt of those who carry it on; but as to the greater misery of the victims, I do not know where it lies.”
That same sentiment is emphasized in Emma’s shock when Mrs. Weston tells her of Frank Churchill’s secret engagement to Jane.
“Good God!” cried Emma, “Jane actually on the point of going as governess! What could he mean by such horrible indelicacy? To suffer her to engage herself — to suffer her even to think of such a measure!”
I find it interesting that at the moment of Austen’s birth or there about, John Adams left his farm in Massachusetts for the Continental Congress in Philadelphia. Doesn’t sound particularly interesting, I know but consider this.
John Adams left his home in mid-December 1775 to attend an unprecedented meeting of colonial representatives to consider severing ties with their mother country and her monarch; a decision that culminated in a document unlike any ever written. In the mother country, one day in that same cold December a baby girl was bo...
Comparing Austen’s words with Thomas Jefferson’s may seem a trivialization but I believe that Austen’s impact on the world is no less important than Jefferson’s. The effect of Jane’s writing maybe more subtle than that of the Virginian but it is no less influential.
Jefferson’s words instigated and promoted a revolution, a war of independence. Jane’s words had no such excessive consequence. Still in her own quiet, genteel yet powerful way she declared and promoted the same principles of freedom and self-regulated independence as our American forefathers. In all her novels Jane adv...
Jane may not have incited military action as Jefferson did but even as an avowed royalist, I doubt not that Jane Austen firmly believed in his declaration of the right to life, liberty and the pursuit of happiness.
In today's ever-evolving world, technology has become an integral part of our lives, shaping the way we learn, work, and communicate. The COVID-19 pandemic has only accelerated this trend, forcing educational institutions worldwide to adapt quickly to remote learning models. As such, social studies integration in eleme...
Firstly, let's define what we mean by social studies integration. Social studies encompasses various disciplines that help students understand their communities, societies, and the wider world around them. These subjects may include history, geography, civics, economics, sociology, and anthropology. By integrating soci...
Ruangguru's Online School offers a wealth of opportunities for elementary students to engage with social studies topics in a dynamic and interactive manner. For instance, instead of simply reading about historical events or figures, students can participate in virtual simulations where they assume roles within specific...
End of preview. Expand in Data Studio

Bilingual English & Turkish Corpus Dataset (corpus_dataset_en_tr)

Dataset Summary

This dataset is a large-scale bilingual English (en) and Turkish (tr) text corpus containing ~16 GB of text formatted into 657 shard files (shard_00000.txt to shard_00656.txt). It is structured for tokenizer training, pre-training large language models (LLMs), and general NLP research in English and Turkish.

Dataset Structure

Data Files

  • Total Shards: 657 text files (shard_00000.txt through shard_00656.txt)
  • File Format: Plain Text (.txt)
  • Total Volume: ~16.0 GB

Languages

  • English (en)
  • Turkish (tr)

Usage

Loading with HuggingFace datasets

from datasets import load_dataset

dataset = load_dataset("dcx514ai/corpus_dataset_en_tr", data_files="shard_*.txt")

Direct Download via huggingface_hub

from huggingface_hub import hf_hub_download

# Download a specific shard file
file_path = hf_hub_download(
    repo_id="dcx514ai/corpus_dataset_en_tr",
    filename="shard_00000.txt",
    repo_type="dataset"
)

Dataset Details

  • Creator / Maintainer: dcx514ai
  • License: MIT
Downloads last month
255